Şiirler, Resimli Şiirler
 Sağlıklı Günler Sizinle Olsun.. (227 sağlığına düşkün kişi online)


E-mail :
Şifre :
   
• Yeni Üyelik
? Şifremi Unuttum

Hazırlanıyor..
EKMEĞE DÜŞMAN MISINIZ ?
• EKMEĞE DÜŞMAN MISINIZ ?


Hani elimizin atında bazı şeyler olur, çok değerli. Biz onun
değerini çoğu zaman ondan mahrum kaldığımızda anlarız. İşte bun
İlgili Bağlantılar
nlardan
bir tanesi ekmek. O kadar elimizin altında ki, biraz buğday unu, içme
suyu, maya ve biraz da tuzun karışımından elde ediliyor.


 


Ekmek adayı bu karışım bir güzel yoğrulur, biraz da mayalandıktan
sonra pişirilmeye verilir. Ayrıca bu karışıma enzim, tahıl unları, soya
unu, patates, süttozu, peynir altı suyu, bitkisel yağlar, sakaroz,
glikoz şurubu, buğday kepeği, kuru gluten ve benzeri maddeler de
katılabilir.


 


Ama her nedense, bir kilo problemi gündeme gelince ilk infaz
edilecek olan hep o oluyor. “Suçlu ayağa kalk! Benim şişmanlamamda en
büyük suç sana ait. Seni bir daha yememek üzere terk ediyorum”
deniliyor ona. Eğer siz de bu kişilerdenseniz, onun mis kokusundan ve
lezzetinden ruhunuzu, olmazsa olmaz faaliyetinden de bedeninizi mahrum
edersiniz. Ve böylece en büyük hatâyı işlemiş olursunuz.


 


Neden o suçlu değil de biz suçluyuz?


 


Gelin, buna birlikte karar verelim. Türkiye’de, insanların günlük
hayatlarında tükettikleri enerjinin yüzde 66’sı tahıllardan, bu oranın
yüzde 56’lık kısmı yalnızca ekmekten karşılanmaktadır.


 


Ekmek, protein ve birçok faydalı besin öğesi de içerir, ama o
herşeyden önce bir karbonhidrattır. Karbonhidrat, karaciğerin elinin
altında, kolayca ulaşabileceği bir enerji kaynağıdır. Ancak vücutta bir
metabolizma kanunu işler. Kan şekeri insülin tarafından düşürülünce,
kanda şeker miktarı karaciğer tarafından sağlanır. O da bitince, vücut
yağlardan ve proteinlerden enerji sağlar. Bu değişim bizim için hiç de
sağlıklı olmayabilir. Hele bir de yeterli miktarda meyve yenilmiyorsa,
karbonhidrattan masrafsız sağlanacak enerji yağ ve proteinden büyük bir
külfetle elde edilmeye başlar. Protein ve yağ bir yandan kendi görevini
yapamaz duruma gelir, diğer tarafta metabolizmanın dengesi bozulur.
Böbrekler yorulur. Büyük moleküllü proteinler böbrek süzgecinde zorluk
çıkarır. Organizmada keton cisimleri, aseton artar. Damarlarda
tıkanmalar başlar.


 


Ülkemizde kişi başına günde ortalama 450 gr ekmek düşüyor. Yani
toplum olarak biraz fazla ekmek yiyor olabiliriz; ama fazla kiloların
biricik sorumlusu o değil.


 


Buğday unu dediğimiz beyaz unun kalori oranı, zannedildiği kadar
fazla değildir. Meselâ, buğday unundan yapılmış ince bir dilim 69
kaloriye sahipken, çavdar ekmeği 66 kaloriye sahiptir. Kepek ekmeğin
kalori değeri düşüktür, ama devamlı onu da yiyemeyiz. Çünkü, fitat
asidi kepekte yüksek oranda vardır. Çok yendiği takdirde bu asitten
vücuda bolca girmiş olur ve bunun sonucunda demir emilimini olumsuz
etkiler ve kansızlığa sebep olur. Kaloriyi az almak için vücudun
dengesini bozmak doğru olmaz.


 


Ekmeğin az bilinen özelliklerinden biri de kabuğunun zihinsel ve fiziksel performansa olan olumlu etkisidir.


 


Son yıllarda yapılan araştırmalar, bitkilerin destek dokusunu
oluşturan posanın insan sağlığı için büyük önem taşıdığını
göstermektedir. Posa, sindirim esnasında enzimler tarafından
sindirilemez ve bağırsaklarda belli bir hacim oluşturarak hareketi
sağlar. Böylece, besinlerden ve vücudun kendi salgılarından oluşan
artık maddeler, zararlı maddelere dönüşmeden vücuttan atılır. Posası
yüksek gıdalarla beslenen toplumlarda kalın bağırsak hastalıklarına
rastlanmazken posası düşük gıdalarla beslenen bazı toplumlarda önemli
sağlık problemleri görülmektedir. Posanın en iyi kaynağı tahılların
kabukları ile kuru baklagillerdir. Bu sebeple, kepekli ekmeğin gerekli
miktarda yenmesi tavsiye edilmektedir.


 


DİŞ ÇÜRÜKLERİ YAPAR MI?


 


Tükürükteki bakterilerin nişastalı ortamda, şekerli ortama göre daha
fazla organik asit ürettikleri bilinmektedir. Önceleri bu bilgilere
dayanarak, tahıl nişastasının diş çürümesine şekerden daha fazla sebep
olduğu sanılıyordu. Fakat yapılan araştırmalar, beyaz ve esmer ekmeğin
diş çürümelerine neden olmadığını ortaya çıkarmıştır. Aksine, esmer
ekmekte fitatin cariostatic (diş çürüklerini önleyici etki) olduğu
tahmin edilmektedir. Bu konuda yapılan bir araştırmada yüksek glutenli
taze ekmeğin, dişleri bayat ve düşük glutenli ekmekten daha az
çürüttüğü iddia edilmiştir.


 


Her öğünde, 1-3 dilim yiyebiliriz, çeyrek ekmeğe inebiliriz,
lokmalarımızı daha küçültebiliriz. Ama bunlara rağmen onu yemeyi
tamamen kesmek artık size kalıyor. Kararı siz verin. Sizi mis kokulu ve
lezzetli ekmeğinizle yalnız bırakıyorum.


 


Dr.H.Ibrahim OZBIYIK



Okunma Sayısı: 857
Puan:
Oy veren:5 kişi Puan: 0
Diğer Başlıklar
• Endometrial Polip
• Cinsel Terimler Sözlüğü
• Tatile hazır mısınız?
• KİLO VERİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR
• Elbisedeki kokuya dikkat!
• İŞTAHIN ÖNÜNE GEÇMENİN KOLAY YOLLARI
• Internet bağımlılık yapıyor
• Çaya süt eklemeden için
• DİŞLER VE GELİŞİMİ
• Guatr hastalığında erken tedavinin önemi
• AĞIZİÇİ İLTİHABI (STOMATİT)
• Doğada bulunan şifalı taşlar
• Stres yaşıyor musunuz?
• YEMEK YERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ
• Adet Öncesi Gerginlik
• OMEGA3 ve OMEGA6
• Glokom, dünyada 7 milyon kişiyi kör etti
• Ruhunuz için yardım
• Cinnet getirmek!
• Meme Kanseri
• Gebelikte Hemoroid (Basur)
• Vagina Estetiği
• Uykusuzluktan en çok kadınlar dertli
• Sigarayı Bırak, Meyve Suyu ve Kısırı Kap
• Atık pilde ''kanser'' tehlikesi
Önemli Not: Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır.