Şiirler, Resimli Şiirler
 Sağlıklı Günler Sizinle Olsun.. (238 sağlığına düşkün kişi online)


E-mail :
Şifre :
   
• Yeni Üyelik
? Şifremi Unuttum

Hazırlanıyor..
Prostatit
• Prostatit

Prostatit terimi prostat bezinin çeşitli infeksiyon
durumlarını tanımlamak için kullanılır.Prostat mesanenin boynunda yer
alan üreme ile ilgili bir organdır. . Prostatit tanısı
İlgili Bağlantılar
ı koymak bazen çok
zordur.Tedavi de aynı şekilde zor olabilir.Bu zorluklar kombinasyonu
bazen doktor hasta ilşkisini de olumsuz yönde etkileyebilir.Prostatit
bir kez ortaya çıkınca kronikleşebilir,aynı tempoda kalabilir veya
geçebilir.


Prostatitin Belirtileri

Prostatitli hastaların şikayetleri çeşitlidir.Bunlar genellikle,sırtın
alt bölgesinde ağrı,idrar sırasında yanma,sık idrara çıkma,acil idrar
yapma hissi,makatta ve testislerde ağrı gibi belirtilerdir.Daha sonra
bu rahatsızlıklar genel bir hastalık haline sebep olurlar ve genel bir
yorgunluk,adele güçsüzlüğü,eklem ağrıları,ateş gelişebilir.

Prostatit nedenleri

Prostatit genellikle üriner infeksiyona yol açan bakterilerin prostat
dokusuna yayılması ile gelişir.Bazı olgularda da idrarda klasik anlamda
bakteri olmayıp özel mikroorganizmalar (Chlamydia veya Ureaplasma) bu
hastalığa sebep olabilir ve ancak özel tanı metodları ile
tanınabilir.Diğer bir kısım hastada ise hiç bir bakteri ve
mikroorganizma saptanmaz.Tüm bu karışıklıklardan ötürü tanı koymak zor
olabilir.Dekonjestanlar,soğuk tatbiki,ilaçlar kullanılarak belirtiler
azaltılabilir.


Tedavi

Prostatit genelikle antibiyotikle tedavi edilen bir hastalıktır.Bu
yöntem bakteriyel kaynaklı infeksiyonlarda geçerlidir.Akut bir
bakteriyel infeksiyon yoksa antibiyotik tedavisi etkili değildir.Çünkü
antibiyotiğin ortadan kaldıracağı mikroorganizma yoktur.Bunlara
nonbakteriyel prostatit denilir.Hastalara adele gevşetiçi
ilaçlar,mesane boynu ve prostatı gevşetiçi ilaçlar verilir.Anti ödem
tedavisi,oturma banyoları yarar sağlar.Prostatit de cerrahi tedavinin
pek rolu yoktur.Yapılsa bile bir kısım prostat dokusunun endoskopik
çıkartılmasından ibarettir ve son çare olarak düşünülebilir.



Okunma Sayısı: 1105
Puan:
Oy veren:3 kişi Puan: 0
Diğer Başlıklar
• 35 yaş üzeri doğumlar sakıncalı
• Besin Satın Alma, Hazırlama, Saklama ve Pişirme İl...
• KİLO VERİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR
• Çocukluk obezitesinde aile riski
• AFT (AĞIZDA YARA)
• ŞOK DİYETLER ÖLDÜRÜYOR UYARISI
• DİŞ ÇÜRÜKLERİ
• ULTRASONLA ZAYIFLAMA
• DİŞ ÇÜRÜMESİNİN TEDAVİSİ
• Gebelik ve Beslenme
• Azrail havadan yakalıyor
• Hadi... Sigarayı bırakalım
• Sınavı değil adetinizi erteleyin!
• Üniversite öğrencilerinde en sık görülen akne: Vul...
• Sırt çantası mı kullanıyor?
• Meme Kanseri ve Tedavisi
• Gençler sigara ve alkol batağında
• Trafik stresini yenin!
• Yaz aylarında kazaya dikkat!
• Düzenli Beslenme
• EKMEĞE DÜŞMAN MISINIZ ?
• C vitaminini eksik etmeyin
• Bilgisayar bağımlılarına…
• LAPAROSKOPİ ve HİSTEROSKOPİ
• Bebek besleme teknikleri - anne sütü emzirme
Önemli Not: Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır.