Şiirler, Resimli Şiirler
 Sağlıklı Günler Sizinle Olsun.. (10 sağlığına düşkün kişi online)


E-mail :
Şifre :
   
• Yeni Üyelik
? Şifremi Unuttum

Hazırlanıyor..
Jinekolojik İnfeksiyonlar
• Jinekolojik İnfeksiyonlar

Vajinal Enfeksiyonlar


En sık görülen enfeksiyonlar vajinal
enfeksiyonlardır. Vajiniti olan kadınların en önemli yakınmaları,
ka
İlgili Bağlantılar
aşıntı ve yanma hissi, koyu renkli ve kötü kokulu vajinal akıntı,
idrar yaparken yanma ve cinsel ilişki sırasında ağrıdır. Mantarlar,
bakteriler ve bazı parazitler enfeksiyonlara yol açabilir.


Mantar enfeksiyonları gebelikte,
antibiyotik ve doğum kontrol hapı kullananlarda ve şeker hastalarında
sık görülür. Mantara bağlı vajinitlerde beyaz renkli, ve peynirimsi bir
akıntı olur.

Trikomanas adı verilen parazitin yol açtığı enfeksiyonlarda ise daha
çok yeşil renkli bir akıntı görülür. Bakterilerin neden olduğu
vajinitlerde akıntı sarı renkli ve kötü kokuludur.


Vajinitlerin tanı ve tedavisi kolaydır. Etkene yönelik tedavi uygulanacağından doktora başvurmak gerekir.


Serviks (Rahim Ağzı) Enfeksiyonları


Klamidya, Gonore (bel soğukluğu) ve Herpes Simpleks
virusünün yol açtığı enfeksiyonlar sık görülür. Tedavileri geciktiğinde
yol açtıkları kalıcı hasarlar nedeni ile bu enfeksiyonların erken tanı
ve tedavileri çok önemlidir.


Klamidya Enfeksiyonları Cinsel temas yolu ile geçen
hastalıkların en sık görülen ve en önemli olanlarından biridir.
Klamidya enfeksiyonları kokusuz sarı renkli akıntı, adet dönemlerinin
ortasında kanama, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabileceği gibi
hiç bulgu vermeden ilerleyerek tüplerde tıkanıklık ve yapışıklıklar
oluşturarak kısırlığa neden olabilir. Çocuğu olmayan çiftler klamidya
enfeksiyonu yönünden de incelenmelidir.Hastalık gerekli laboratuvar
incelemeleri ile tespit edildikten sonra antibiyotik tedavisi
uygulanır. İlerlemiş vakalarda laporoskopi ile tüplerde tıkanıklık
tespit edildiğinde tüp bebek tedavisi önerilir.

Gonore (Bel Soğukluğu) Cinsel temas yolu ile bulaşan diğer önemli
enfeksiyon gonoredir. Bu enfeksiyon kadınlarda bulgu vermeyebileceği
gibi vajinal akıntı, bel ağrısı ve adet düzensizliklerinede neden
olabilir. Enfeksiyon kan yolu ile yayılarak çok daha ciddi tablolar
oluşturabilir. Tüplerde tıkanıklık ve yapışıklıklar oluşturarak
kısırlığa neden olabilir. Hastalık teşhis edildikten sonra tedavisi
kolaydır.


Herpes Simpleks Virüs Enfeksiyonları Uçuk virüsü
olarak bilinen bu virus genital organlarda ağrılı ülserler oluşturur.
Ülserler çok ağrılıdır ve kadına büyük rahatsızlık verir. Ateş, kas
ağrıları ve yorgunlukda tabloya eşlik edebilir. Cinsel ilişki ile
bulaşan enfeksiyon sık sık tekrarlama eğilimindedir. Tekrarlayan
enfeksiyonlar daha hafif seyreder. Adet kanamasından 5-10 gün önce
enfeksiyon başlar. Kronik bir enfeksiyon olan herpesin kesin tedavisi
yoktur, tedavi semptomatik yani virüsün yol açtığı rahatsızlıkların,
ağrının giderilmesini ve oluşan ülserlerin çabuk iyileştirilmesini
amaçlar.


Gebelikte herpes enfeksiyonları çok önemlidir. Yeni
doğanda yaygın herpes enfeksiyonuna ve ensefalite (beyin iltihabı)
neden olur. Aktif herpes enfeksiyonu olan gebeler sezeryan ile doğum
yapmalıdır.


Frengi ; Bir bakterinin neden olduğu
bu hastalık hayatı tehtit edebilir. Enfeksiyon çoğunlukla cinsel yolla
bulaşır. Etkin antibiyotiklerin bulunması ile frengi vakalarında
belirgin bir azalma tespit edildi. Gebelikteki frengi vakalrında
bebekte etkilenebilir ve yenidoğanın ağır tabloları ortaya çıkar.
Frenginin ilk bulgusu çoğunlukla genital bölgede ağrısız yumuşak
kabartılardır. Eğer tedavi edilmezse bu durum kendiliğinden kaybolur ve
bakteri vücutta kalıcı olur. Bir süre sonra (3 hafta-6 ay) vücuda
yayılan kızarıklıklar oluşur. Genital bölgede gri renkli yaralar
belirir, ve genel olarak ateş, yorgunluk, boğaz ağrısı ve saç dökülmesi
görülür. Eğer bu dönemdede tedavi edilmez ise bir süre sonra vücudun
kalp, beyin ve sinir sistemi gibi hayati organlarını etkileyebilir.
Enfeksiyon bu aşamada vücutda kalıcı hasarlar oluşturabilir ve yaşamı
tehtid edebilir. Günümüzde frenginin teşhis edildiğinde etkin tedavisi
mümkündür. Tedavide her iki eşin aynı esnada tedavisi gereklidir.


Genital enfeksiyonların önlenmesi, tanı ve tedavisi


Jinekolojik enfeksiyonların hepsi her zaman bulgu
vermeyebilir. Bu nedenle düzenli kontroller çok önemlidir. Bazı
hastalara üreme kanallarında enfeksiyona bağlı kalıcı hasar oluştuğu
söylendiğinde bunu kabullenmekde zorluk çekerler, çünkü enfeksiyon
geçirdiklerini hatırlayamazlar. Bu enfeksiyonlara sub-klinik, yani
klinikde hiç bir bulgu vermeden oluşan enfeksiyonlar denir. Bu
enfeksiyonların tanısını düzenli kontrollerle koymak mümkündür. Vajinal
veya servikal (rahim ağzından) alınan örneklerde yapılan laboratuvar
incelemelerle enfeksiyon etkenini saptamak çoğu zaman mümkündür. Etken
olan mikro-organizmanın tanımlanması tedavinin etkili olması açısından
çok önemlidir. Uygun antibiyotik kullanımı ile kesin sonuç almak
mümkündür. Geç kalınan durumlarda enfeksiyonun karın içine yayılarak
pelvik enflamatuvar hastalık diye adlandırdığımız ve ateş, titreme gibi
sistemik bulguları beraberinde gösteren ve üreme organlarında kalıcı
hasarlar oluşturan klinik tablolarla karşılaşılabilir.


Enfeksiyondan şüphelendiğinde derhal doktora
başvurulmalı. Rastgele kullanılan antibiyotikler etken
miro-organizmanın direnç kazanmasına ve tedaviyi dahada güçleştirerek,
durumun uzamasına neden olabilir.


Çok eşlilik genital enfeksiyonlarda riski arttırır.
Bu nedenle bazı batılı toplumlarda hijyen (vücut ve çevre temiziği) iyi
olmasına rağmen genital enfeksiyonlara sık rastlanır. Evli yada cinsel
yaşamı olan çiftlerde tedavide bazen hem kadının hemde erkeğin
değerlendirilmesi ve tedavisi gerekir. Vücut ve yaşanılan çevreninde
temizliği önemlidir. Buna dikkat edilmeli. Fakat, genital bölgenin
temizliği abartılmamalı, ve genital temizlik için kimyasallar
kullanılmamalı. Çünki vücudun tüm mukazal yüzeylerinde (vajen, ağız,
burun v.s) flora diye adlandırılan koruyucu bir mikro-organizma
popülasyonu vadır. Aşırı temizlik ile bu mikro-organizmaların
uzaklaştırılmasıda enfeksiyona zemin hazırlar.


PREZERVATİF : KORUNMANIN EN İYİ YOLU


Genital enfeksiyonlar çoğunlukla cinsel yolla
bulaşır. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar çok çeşitlidir ve en
tehliklileri arasıda AIDS, Hepatit B (B tipi sarılık), frengi, bel
soğukluğu, Herpes virüsü ve bazı bakteriler yer alır. Aslında bir doğum
kontrol yöntemi olan prezervatif kullanımı, bu enfeksiyonların aktif
olduğu dönemde yayılımını önlemek için en etkin korunma yöntemidir.
Çiftler tarafından her nekadar itici bir yöntem olsada, basit ve
etkindir. Enfeksiyon halinde vücut sıvıları bu saydığımız
mikroorganizmaları barındırırlar. Bir bariyer yöntemi olan prezervatif
ilişki halinde bu sekresyonların bir birine temasını önleyerek
enfeksiyonun bir eşden diğerine geçişini engeller. Bazı virüs
enfeksiyonları vücutta kalıcı olabilir, ve vücut direncinin azaldığı
dönemlerde aktif hale gelir. Bu kalıcı virüs enfeksiyonlarında devamlı
prezervatif kullanımı enfeksiyondan korunmada çok önemlidir. Cinsel
yolla bulaşan enfeksiyonların yayılmasında çok eşlilikde önemli bir
etkendir. Sağlıklı bir cinsel yaşamda hijyen, düzenli doktor kontrolü,
tek eşlilik ve enfeksiyonun yayılımını önlemede prezervatif kullanımı
şarttır.



Okunma Sayısı: 1306
Puan:
Oy veren:4 kişi Puan: 3
Diğer Başlıklar
• Doğal diş macunu: Çay
• Cilt Değişiklikleri ve Gebelik
• Kolesterol yüksekliği - kalp damar sağlığı komplik...
• Kendi eleştirinizi yaptınız mı?
• ŞOK DİYETLERİN YERİNİ SAĞLIKLI DİYETLERE BIRAKIN
• EGZERSİZ SAATİNİ DEĞİŞTİR, ZAYIFLA
• DİŞ ÇÜRÜMELERİNİN ÖNLENMESİ
• Dünyada Meme Kanseri Görülme Sıklığı Nedir?
• ELEKTRİKLİ DİŞ FIRÇASI PLAKLARA KARŞI DAHA ETKİLİ
• Bitmeyen derdim ağız kokusu
• Bebeklerde sarılık ve tedavisi
• İmplantlar
• Rotavirüs ile savaş başlıyor
• Monoton iş hayatı boyun kireçlenmesi yapıyor
• Kar körlüğüne dikkat
• DİŞLER VE GELİŞİMİ
• Her gün 16 bin kişi AIDS virüsü kapıyor
• Kısa ayrılıklar erotizmi besler
• Sevgisizlik depresyon sebebi!
• TUZ VE YÜKSEK TANSİYON
• LAPAROSKOPİ ve HİSTEROSKOPİ
• DİYETLE İLGİLİ EN ÇOK SORULAN SORULAR
• Gelin, maskeleri birlikte indirelim!
• Vajinal Duş
• Grip hakkında bilinmeyenler
Önemli Not: Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır.