Şiirler, Resimli Şiirler
 Sağlıklı Günler Sizinle Olsun.. (35 sağlığına düşkün kişi online)


E-mail :
Şifre :
   
• Yeni Üyelik
? Şifremi Unuttum

Hazırlanıyor..
Kronik yorgunluk sendromu!
• Kronik yorgunluk sendromu!


Bir süre önce Londra’da yapılan bir toplantıda, St.
George Üniversitesi uzmanlarından Jonathan Kerr
İlgili Bağlantılar
ve arkadaşları KYS
sendromu olanlarla olmayan deneklerden oluşan bir gruptaki 47,000 genle
bunların değişkeleri arasındaki farklılıkları saptamak üzere iki
yöntemden yararlandıklarını duyurdular.


Kerr ve arkadaşları kronik yorgunluk çeken 27 denekle
54 sağlıklı deneğin gen dizgelerini bir DNA mikrodüzenleyici yonga
aracılığıyla incelediler. Ayrıca, KYS’li 20 kişiyle bu sendromu
yaşamayan 20 kişideki gen etkinliğini belirlemek üzere “kitlesel
paralel im dizgelerinden” yararlanarak her bir genin ürettiği mRNA
miktarını ölçtüler. Sonuçta, KYS olan deneklerle sağlıklı olanlar
arasında gen ifadelerinin çarpıcı farklılıklar sergilediği 100 kadar
gene tanık oldular. Geçtiğimiz yıl yapılan bir pilot araştırmada 35
hatalı gen belirlenmişti.


Çözüm getirebilir


“Anormal etkinliğin saptandığı genlerin büyük bir
bölümünün bağışıklık sistemiyle ilgili olduğunu belirten Kerr, gen
ifadeleri arasındaki farklılıkların hastadan hastaya değiştiğine de
dikkat çekiyor.


Daha önceleri bağışıklık sistemindeki genlerin hem
aşırı etkinliğinin, hem de düşük düzeyde etkinliğin kronik yorgunluk
sendromuna yol açabileceğine inanılıyordu. Ancak tek bir gösterge
belirlenemediğinden kesin bir tanı konamıyordu. Oysa Kerr’in
araştırmasının, henüz bir ilk olmasına karşın, hastalığa çözüm
getirebileceğine ve proteinlerle ilgili geniş kapsamlı bir deney
sayesinde kesin tanı konmasına yardımcı olabileceğine inanılıyor.


Kerr halihazırda, MS hastalığı için bir sağaltım
yöntemi olan, beta inferferondan yararlanan klinik deneyler üzerinde
çalışıyor. Söz konusu yöntem virüslere karşı savaşan doğal öldürücü
hücrelerin etkinliğini arttırmak suretiyle bağışıklık sistemini
güçlendiriyor.


Kronik yorgunluk sendromunun birçok kişide virüsler
tarafından tetiklendiğine inanıldığından, beta inferferonun enfeksiyonu
ortadan kaldırıp hastaları bu sendromdan kurtarabileceğine dikkat
çekiliyor.


Farklılıklar var


KYS gibi içinden çıkılması güç bir rahatsızlığı
saptayacak bir yöntemin de paha biçilmez bir olanak sağlayacağına
inanılıyor. Kerr ve arkadaşları yalnızca KYS’li hastalarda bulunan
proteinlerin belirlenmesi amacıyla kitlesel izgeölçümden yararlanan bir
yöntem geliştirdiler. Pilot bir araştırma bu konuda KYS’lilerle bu
sendromu yaşamayanlar arasında belirgin farklılıklar olduğunu ortaya
koyuyor.


Bu arada, toplantıya katılan kemik hastalıkları
uzmanı Raymond Perrin hastalığın başka fiziksel göstergelerini de
ortaya çıkardığını belirtiyor. Araştırmacı lenf bezlerinin aşırı
yüklenmesinin de kimi insanlarda KYS’ye yol açabileceğine inanıyor.


Duruş bozukluklarının, beyinde, söz gelimi kafatası
darbelerinden kaynaklanan, herhangi bir hasarın, bedendeki kimyasal ya
da ruhsal bir travmanın sempatik sinir sistemine ek bir yük
oluşturabileceğine ve bunun da lenf bezlerini tıkayıp yorgunluk ve
sancılara neden olabileceğine dikkat çekiyor.


Lenf bezleri sorunu


İncelediği bini aşkın KYS hastasının lenf bezlerinde
birtakım sorunlara tanık olduğunu da belirten Perrin KYS’nin
sağaltımında, lenf bezlerinin yeniden kan akışına karışmasını sağlayan
yumuşak dokuyla masajdan yararlanıyor ve bu yöntemin olumlu sonuçlar
doğurduğu dile getiriyor.


Londra Hammersmith Hastanesi KYS uzmanlarından Basant
Puri öteki “bütünleyici” yöntemlerin de hastalığın giderilmesine
yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Kimi hastalarda durumun omega-3 ve
omega-6 gibi yağlı asitlerin eksikliğinden kaynaklandığı görülüyor.


Bu asitlerin düşük olmasına kötü beslenmenin yanı
sıra, özellikle bağışıklık sistemini çökerten virüsler yol açabiliyor.
Puri hastaların birçoğunun yağlı asit EPA ile çuhaçiçeği yağı
karışımına olumlu tepki verdiklerine parmak basıyor.


Gelgelelim, KYS araştırmalarını yürütenlerin
karşılaştıkları en büyük sorun hastalığa yol açan nedenlerin kişiden
kişiye farklılıklar göstermesinden ve bu yüzden de herkes için geçerli
tek bir çözümün olmamasından kaynaklanıyor.


Kaynak: Hürriyet Bilim






Okunma Sayısı: 1370
Puan:
Oy veren:5 kişi Puan: 0
Diğer Başlıklar
• Gecenin vazgeçilmezi: Uyku
• FAZLA KİLOLAR KISIRLIK SEBEBİ
• Çağın hastalığı: Depresyon!
• Yeni neslin kalbi tehlikede!
• Ağız İçi İltihapları Stomatitler
• Sevgisizlik depresyon sebebi!
• Kemerinizi çok sıkmayın
• Prostatit
• Sınav günü yaklaşırken!
• Kuşak çatışmaları
• DİYET BIRAKTIRAN BAHANELER
• Dünyada Meme Kanseri Görülme Sıklığı Nedir?
• AÇLIK KARŞISINDA NASIL DAYANIKLI OLUNABİLİR
• MEYVE VE SEBZE İLE ZAYIFLAYIN
• DİYETİNİZİN RENGİ
• Bel ağrısı çekmeyen var mı?
• Televizyon beyin gelişimini etkiliyor
• ZAYIFLAMA İLAÇLARI
• 18+ Kadın Sağlığı Buluşması’na davetlisiniz!
• Sırt çantası mı kullanıyor?
• Depresyon genlerde!
• Şişmanlık ve Zayıflık Nedir ?
• Kadınlarda cinsellik araştırması
• Menopoz
• Detoks işe yaramıyor
Önemli Not: Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır.