Şiirler, Resimli Şiirler
 Sağlıklı Günler Sizinle Olsun.. (11 sağlığına düşkün kişi online)


E-mail :
Şifre :
   
• Yeni Üyelik
? Şifremi Unuttum

Hazırlanıyor..
Atık pilde ''kanser'' tehlikesi
• Atık pilde ''kanser'' tehlikesi


Ankara - Çöpe atılarak zamanla bozulan ve gövdesinde akıntı meydana gelen pillerin içeriğinde bulunan cıva, kadmiyum ve kurşunun,kansere, nö
İlgili Bağlantılar
örolojik bozukluklara, akciğer hastalıklarına, beyin iltihaplanmasına ve kısırlığa yol açtığı belirtildi.

Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk tarafından hazırlanan, ''Pil-Akü Kullanımı ve Atık Piller ile Akülerin Zararları'' başlıklı araştırmada, enerjisi bitmiş pillerin, çöpe atılmaları durumunda hava, su ve toprak kaynaklarını kirleterek insanların sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olacağı vurgulandı.

Çöpe atılan pillerin, katı atık depolama sahasında zamanla bozularak içeriğinde bulunan bazı tehlikeli ve zararlı maddelerin serbest kalacağı kaydedilen araştırmada, bu maddelerin arasında cıvanın da olduğu ifade edildi.

Cıvanın, doğada bozulmadan uzun süre kalacağı kaydedilen araştırmada, maddenin, hızla deri ya da solunum yoluyla vücuda girebileceği belirtildi.

Maddenin, eser miktarda olmasının bile hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine dikkat çekilen araştırmada, içme suyu veya gıda zinciri yoluyla insan vücuduna giren cıvanın, parastezi, ataksi, dişarti ve sağırlık gibi nörolojik bozukluklara, merkezi sinir sisteminin tahribine, kansere, böbrek, karaciğer ve beyin dokularının tahribine, romozomları bozmak suretiyle sakat çocuk doğumlarına neden olabileceği kaydedildi.

Pilin içeriğinde bulunan ağır metaller arasındaki en tehlikeli ve toksit maddelerden birinin ''Kadmiyum'' olduğu vurgulanan araştırmada, pillerin çöp depo sahasında bozularak kadmiyum ve bileşiklerinin serbest hale geçtiği ve suya karıştığı ifade edildi. Kadmiyumlu sızıntı suyunun, içme suyu ve toprağı kirleterek gıda zinciri ve su yoluyla insan vücuduna girdiği belirtilen açıklamada, kadmiyumun, akciğer hastalıklarına, prostat kanserine, kansızlığa, doku ve böbrek üstü bezlerin tahribine neden olduğu ifade edildi.

Kadmiyumun, vücuttaki yarılanma ömrünün 10 ile 25 yıl arasında değiştiği belirtilen araştırmada, içme suyu veya gıda zinciriyle alınan kadmiyumun yüzde 2'sinin vücutta birikirken, solunum yoluyla gelen kadmiyumun ise yüzde 10-50'sinin vücutta tutulduğuna dikkat çekildi.

Vücudun, tutulma aşamasında kadmiyumu, kalsiyum gibi algılayarak biriktirmeye başladığı ifade edilen araştırmada, bu aşamada, kalsiyum eksilmesinden dolayı kemiklerin yavaş yavaş zayıflamaya başlayacağı, ayakta durmanın hatta öksürmenin bile kemiklerin kırılmasına ve insanın ölmesine neden olabileceği vurgulandı.



Okunma Sayısı: 485
Puan:
Oy veren:0 kişi Puan: 0
Diğer Başlıklar
• Dünyada Meme Kanseri Görülme Sıklığı Nedir?
• Epizyotomi
• Egzersiz kanseri önlüyor
• Çevre kirliliği ve astım
• Bir kart da sizden!
• Evlenmeden önce neler yapmamız gerekir?
• Bakteriel Vaginit
• "Göz" ile ilgili doğrular ve yanlışlar
• Gebelik Testleri
• İmplantlar
• Bebek besleme teknikleri - anne sütü emzirme
• Ağrıyı ilaçla geçiştirmeyin
• ZAYIFLAMA DİYETLERİ SAĞLIĞI ETKİLEMESİN
• A Vitamini
• Depresyon sizi esir almasın!
• ZAYIFLAMAK TANSİYONU DUSURUYOR
• İnmemiş testis
• KALORİ YAKMANIN KOLAY YOLLARI
• Azrail havadan yakalıyor
• ZAYIFLAMAK İÇİN 10 KURAL
• Bebeklerde sarılık ve tedavisi
• DİŞ ÇÜRÜKLERİ
• 35 yaşın üzerinde kısırlık nedir?
• BİTKİSEL ZAYIFLAMA İLAÇLARI SİNİR SİSTEMİNİ ZAYIFL...
• İş yemeklerinde tansiyona dikkat
Önemli Not: Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır.